Tarih: 01.04.2021 04:31

Bahçeli’nin AYM çıkışına Davutoğlu’ndan sert yanıt

Facebook Twitter Linked-in

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Anayasa Mahkemesi'nin kapatılması artık ertelenemez" sözlerine yanıt veren Gelecek Partisi lideri Davutoğlu, "Anayasa Mahkemesi'ni kapatma ve hedef gösterme üzerinden demokrasiyi yok etme çabasıdır. Adaleti yok etme çabasıdır. Bahçeli ile birlikte Sayın Erdoğan'a da sesleniyoruz. Ne yaparsanız yapın, bu ülkeye örtülü bir 28 Şubat'ı bir daha getiremeyeceksiniz!" dedi. Davutoğlu, tüm siyasi partilere seslenerek bir an önce bu konuda ortak ve net bir tavır sergilemeye davet etti.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin Kütahya 1. Olağan İl Kongresi’nde konuştu. Yeni salgın tedbirlerine ilişkin eleştirilerde bulunan Davutoğlu, “Ankara’da halktan kopmuş bir elit, halkla bağlarını, vicdan bağlarını, akıl bağlarını, yürek bağlarını, gönül bağlarını koparmış bir grup, halkla alay edercesine esnafa dönüp dükkanını kapat diyor. Şimdi Ramazan’da da yeni sınırlamalar getirdiler. Hiçbir tutarlılığı olmayan sınırlamalar. Açık ve net söylüyorum. Eğer samimi olsalardı bunun yolu bulunurdu. Şu ana kadar pandeminin bu bedelleri ödenmezdi. Onların dünyasında sadece iktidarda kalma hırsı var” diye konuştu.

BAHÇELİ’YE ANAYASA MAHKEMESİ YANITI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Anayasa Mahkemesi’nin kapatılması artık ertelenemez” sözlerini sıcağı sıcağına değerlendiren Davutoğlu, şöyle konuştu:

* Parti kapatmadan sonra şimdi Anayasa Mahkemesi’nin kapatılması…Zaten Merkez Bankası’nı fiilen kapattılar. İşlevini yapamaz hale geldi. Devlet kurumlarını kapattılar. Şimdi de Anayasa Mahkemesi’ni kapatma ve hedef gösterme üzerinden demokrasiyi yok etme çabası bu. Adaleti yok etme çabası.

* Demokrasinin beşiği olan Kütahya’dan sesleniyorum. Bu güzel Kütahya, Adnan Menderes’i 1946’de meclise gönderirken işte bu demokrasi mücadelesi için göndermişti. Biz de buradan Kütahya’dan bir kez daha ses veriyoruz. Türkiye’de 28 Şubatçı ortaklarıyla, Türkiye’yi Mao modeli bir otoriterlikle yönetmek isteyen ortaklarıyla birlikte milliyetçiliği istismar eden ama Uygur Türklerine yapılan zulme sessiz kalan Bahçeli ile birlikte Sayın Erdoğan’a da sesleniyoruz.

* Ne yaparsanız yapın, bu ülkeye örtülü bir 28 Şubat’ı bir daha getiremeyeceksiniz. Ne yaparsanız yapın, yolsuzluklarla beslenen bu sistemi yaşatamayacaksınız. Biz buradayız. Anadolu’nun bağrındayız. Bu bağırdan sesleniyoruz. Kurduğunuz sistemik, otoriter, yolsuzluk düzenini yerle bir etmeye geliyoruz. Akrabalarınızla, eşlerinizle, dostlarınızla kurduğunuz mülakata dayalı ve liyakatı yok eden istihdam politikanızı yerle bir etmeye geliyoruz.

TÜM SİYASİ PARTİLERE ÇAĞRIDA BULUNDU

Devlet Bahçeli’nin Anayasa Mahkemesi çıkışına sosyal medyadan görüntülü olarak da yanıt veren Davutoğlu, tüm siyasi partilere çağrıda bulundu. Davutoğlu, şunları söyledi:

* Anayasa Mahkemesi gibi demokratik hukuk devletinin asli bir kurumunu, beğenmediği bir karar sebebiyle kapanması gereken bir kurum olarak ilan etmek, demokrasiye vurulabilecek en büyük darbedir. Aynı Anayasa Mahkemesi’nin daha önce milletvekilliği üyeliğinin düşmesi konusunda aldığı karara ses çıkarmayıp, bir sonra aldığı parti kapatmayla ilgili karar konusunda böyle bir tavır sergilenmesi, bundan sonra Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararların seçici bir şekilde Anayasa Mahkemesi’ne karşı kullanılacağı sonucunu beraberinde getirmektedir.

* Buradan Türk demokrasisi için kaygı duyan bütün siyasi parti liderlerine, sivil toplum kuruluşlarına ama en başta da koalisyonun büyük ortağı olan AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan’a sesleniyorum. Bu konudaki tutumunuz nedir? Açık ve net olarak ifade edin. Anayasa Mahkemesi eğer böyle bir baskı altında karar alacak olursa Türkiye’de hukukun yıpranması sonucunu beraberinde görürüz. Bütün siyasi parti liderlerine çağrım, bir an önce bu konuda ortak ve net bir tavır sergilemeleri.

* Bütün sivil toplum kuruluşlarına çağrım ise Türk demokrasisini koruyabilmek için Anayasa Mahkemesi başta olmak üzere demokratik hukuk devleti kurumlarına sahip çıkmaktır. Aksi takdirde hiçbirimizin tasvip etmeyeceği bir süreç, bizi demokrasinin tümüyle göz ardı edildiği otoriter bir rejime götürür. Buna karşı mücadele etmek hepimiz için asli bir görevdir.

Haber: Sözcü

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —