Tarih: 10.06.2014 16:34

Bayrağı`nın İndirilmesi Değil, İndirilmesine müsaade edilmesidir.

Facebook Twitter Linked-in

Türk Bayrağı`na karşı işlenen suçların cezasının  arttırılmasını isteyen DP Lideri Uysal, "Yeni Cumhurbaşkanı, Türk Bayrağı`nın namusunu koruyacak bir kişi olmalıdır" diye konuştu.

 

 Türkiye`nin güneydoğusunda birçok il ve ilçede başlayan ancak Diyarbakır Lice`de 16 gündür devam ederek ayyuka çıkan yol kapatma eylemleri, düne kadar akıllara çözüm süreci ile alakalı soruları getirirken, dün yaşanan ve adını koymakta zorlandığımız hadise ile bambaşka bir boyut kazanmıştır.Yıllardır bölgede ve Türkiye`nin genelinde, acıya ve gözyaşına sebep olan eli kanlı terör örgütü, uzun süre inkar edilse de muhatap alınmış, Milletin tamamını ilgilendirmesine rağmen, ayrıntısı bilinmeyen bir mutabakatla "serbest" bırakılmıştır.Bölge, iktidarın şahsi kaygılarına hizmet edecek şekilde, adına "çözüm" denilen bir "güç takası" sürecine tabi tutulmuştur. PKK bölgede siyasi ve fiziki gücünü pekiştirirken, iktidar hükümranlığını sağlamlaştırdığını zannetmektedir.

 

" Gerçekleşen eylem Türkiye Cumhuriyeti Bayrağı`nın indirilmesine müsaade edilmesidir."

 

Diyarbakır 2`nci Hava Kuvvet Komutanlığı`na ait Kuzey Nizamiyesi bölgesinde bulunan bir nöbet kulübesi, taşlı saldırıya maruz kalmış, daha sonra örgüt yandaşı olduğu bilinen bir şahıs, kışlanın bahçesindeki bayrak direğine çıkarak, herhangi bir müdahale ile karşılaşmaksızın "elini kolunu sallayarak"  Bayrağımızı indirmiştir. Burada gerçekleşen eylem, aslen Bayrağın indirilmesi değil, indirilmesine, bir takım kaygılarla göz yumulmasıdır.Her daim görevde oldukları, vatanı bekledikleri anlayışı ile "rahat uyuyun" diyerek güven veren(!) bir kurumun, kendi sınırları içinde dikili, vatan temsili bayrağı beklemediğini, koruyamadığını görmek elem vericidir.

 

AKP`nin terör müsamahalı tutumu dolayısıyla; asker, polis, savcı, vali, kaymakam özgüvenden ve inisiyatif kullanmaktan yoksundur. Bu nedenle egemenlik sahası kamu kurumlarının sınırlarına sıkışmış güvenlik kuvvetleri, bayrağını ve kendini savunamaz şekilde bir irade felci ile maluldür.

 

 "Asker her dönemkinden daha çok siyasetin içinde kalmıştır"

 

Hükümetin icraatları arasında saydığı, `askeri siyaset dışında bırakmak` eyleminin gerçek dışı olduğu aşikardır. Zira asker, sorumluluk sahasına bir terör örgütü yandaşının elini kolunu sallayarak girmesine, iktidarın beslediği siyasi kaygıların benzerlerini besleyerek müsaade etmiş, siyasi bir tutum sergilemiştir. " Dosta güven vermek, düşmana korku salmak" şiarı ile Türk Askeri`nin yeteneğini anlatan söz dizisi, "Türk Sancağı"nın indirilmesi veya indirilmesine müsaade edilmesi ile anlamsız kalmıştır.Bayrağın indirilmesinden önce, dostça bir tavır takınmamış olmasına rağmen eylemci ufacık bir korku duymadan, bir askeri birliğe girmiş ve o askeri birliğin varlık sebeplerinden olan bayrağı yerinden indirmiştir.

 

" Yeni Cumhurbaşkanı,Türk Bayrağı`nın namusunu koruyacak bir kişi olmalıdır"

 

Seçime az bir zaman kala Ana Muhalefet Partisi CHP ve Milliyetçi Hareket Partisi`nin (MHP) tarihi bir sorumlulukla başlattıkları "Çatı Aday" arayışları konusunda her kesimden, adayın niteliklerine dair tavsiyeler ve beklentiler dillendirilmektedir. Dün Lice`de meydana gelen hadise, niteliklere bir madde daha eklemektedir. Cumhurbaşkanı adayı olacak kişinin, Türkiye Cumhuriyeti`nin şan ve şerefini koruması ve bunun için de ilk olarak Bayrağın indirilmesine, Millet`in en temel ortak değerine el sürülmesine müsaade etmemesi gerekmektedir.

 

"Türk Bayrağına karşı işlenen suçların cezası arttırılmalıdır"

 

Türk Bayrağı Kanunu`na  göre Türk Bayrağı`na karşı işlenen suçlara verilecek ceza, "bir aya kadar hapis ve elli liraya kadar para cezası "nı hükmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti`nin bağımsızlığını ve bütünlüğünü simgeleyen, en temel ortak değerimiz, ecdadımızın en kıymetli bakiyesi Bayrağımızın indirilmesi en ağır cezayı hak etmektedir.

" Milli değerlere atılan tokat cezasız kalmamalıdır."

 Bayrağımızı gönderinden indiren şahıs tespit edilmeli, millete karşı işlediği bu suç cezalandırılmalıdır. Ancak buna zemin hazırlayan zihniyet de cezasız kalmamalıdır. Başbakan`a `yuh` demenin cezası, muhakemesiz tokatken, millete, milli değerlerimizin ve bağımsızlığımızın simgesine atılan bu tokat cezasız kalmamalıdır.  Direğe tırmanarak bayrağı indiren örgüt yandaşı cezalandırılırken, buna göz yuman, Millet`i bu derece bir hakarete maruz bırakan kişi veya kişiler de cezalandırılmalı ve başta iktidar kanadında süreci yönetenlerin liderleri olmak üzere haklarında gereken idari ve adli işlemler yapılmalıdır.

Üzerinde bin yıldır yaşadığımız bu topraklarda sancağın inmesine müsaade etmemiş ve ot bitmeyecek kardak kayalıklarına "can veririz, çakıl taşını vermeyiz" kararlılığını ortaya koymuş demokrat misyonun sahipleri olarak, "Kürt Sorunu" endüstrisinden beslenen terör örgütü mensupları, yandaşları, sempatizanları ve uzantılarına şunu hatırlatmak isteriz ki; Ay yıldızlı Türk Bayrağı`nın gölgesinin kalktığı tüm coğrafyaların içine düştüğü kardeş kavgası ve dış müdahale ortamı ortadadır.

 

Türk Bayrağı, O`nu indirmek isteyenlerin bile varlığının teminatıdır. "

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —