Tarih: 24.05.2019 14:56

Ekonomi Yönetiminin 10 Aylık Karnesi

Facebook Twitter Linked-in

Tatlıoğlu;Mevcut ekonomi yönetiminin 10 Temmuz 2018 tarihi itibariyle iş başı yaptığını belirten Tatlıoğlu 10 Temmuz´dan bugüne geçen 318 günde; bizzat ekonomi idaresinin başında bulunan Bakan tarafından İlki, 18 Temmuz 2018 tarihindeki yapılandırma paketi, sonuncusu ise 23 Mayıs 2019´ da ivme (İleri, Verimli, Milli Endüstri) başlığıyla kamuoyuna ilan edilmiş

18 Temmuz 2018 – Yapılandırma Açıklaması

10 Ağustos 2018 – Yeni Ekonomik Yaklaşım Açıklaması

21 Eylül 2018 – YEP (Yeni Ekonomi Programı)

9 Ekim 2018 – Enflasyonla Topyekûn Mücadele Programı

6 Kasım 2018 – ÖTV ve KDV İndirim Paketi

25 Şubat 2019 – 2,5 Milyon İstihdam Paketi

10 Nisan 2019 – YEP Yapısal Dönüşüm Adımları

23 Mayıs 2019 – İvme Finansman Paketi olmak üzere 8 ekonomi paketi açıklandığını belirtti ve  10 ayda uygulamaya konulan tüm bu programlar neticesinde gelinen noktayı, ortaya çıkan tabloyu özetledi.

Prof. Dr. İsmail TATLIOĞLU , “bu 318 günün sonunda;

Milli Hasılanın %19,8, Fert Başına Milli Gelirin ise %18,9 azaldığını, Ekonomi yönetimi göreve başladığında 17. sırada olan Türk Ekonomisinin yapılan tahminlere göre yıl sonu 18. sıraya düşeceğini ifade eden TATLIOĞLU Enflasyonun %26,7 arttığını söyleyerek Yüzde 19,5 enflasyon ile Türkiye, OECD ülkeleri içinde büyük çaplı bir ekonomik depresyon yaşayan Arjantin´ den sonra en yüksek enflasyonuna sahip ülke konumunda olduğunu belirterek

Faizdeki artış oranının %32,4 ile Yine Arjantin´ den sonra en yüksek faiz ödeyen ülke konumuna düştüğünü,  bu 318 günde Türk Lirasının Dolara karşı %32 değer kaybettiğini ve Döviz cinsi mevduatların oranı %44´ den %54´ e yükseldiğini Türk Ekonomisi yeniden, 90´ lı yıllardaki gibi dolarizasyon sürecine girdiğinin altını çizen Tatlıoğlu; “ Ülkedeki kayıtlı işsiz sayısı %42,6 arttı. Geniş işsiz sayısı ise 7,8 milyon ile 130 ülke nüfusundan daha çok.Yine bu dönemde ülkemizin kredi risk primi %68,4 yükseldi. Türkiye, Arjantin, Venezuela ve savaş halindeki Ukrayna´ dan sonra en yüksek riske sahip ülke konumuna düştü.”dedi.

10 ay sonunda yıllık bazda bütçe açığının 32,3 Milyar TL´ den 103,0 Milyar TL´ye yükseldğini Artışın %218,8 olduğunu Türk Ekonomisinin önemli bir çıpasını, kamu dengesini kaybettiğini belirten Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu “Merkez Bankası toplam rezervlerinin %8,2 azaldığını Net rezervimizin ne kadar olduğu ise uluslararası ekonomi basınının gündeminde olduğunu, Dolar bazında bakıldığında borsada işlem gören şirketlerimizin değerinin %33,5 oranında eridi Ekonomik güven endeksi %6, Tüketici Güven Endeksi ise %21,3 oranında düştü.“dedi

Tüm bu rakamlar bir şeyi gösteriyor:

“Ne Cumhur-Yönetim sisteminin ne de Ekonomi Yönetiminin piyasada karşılığı kalmış. Maalesef ne de “mucizevi paketlerin” bir alıcısı var.

Bir ülke düşünün, Türkiye, Ekonomi Bakanı yurt çapında canlı yayınlanan bir ekonomi programı-paketi açıklıyor ve ne yazık ki o esnada döviz çıkıyor, borsa ise düşüyor.

10 ayda 8 program–paket, hiç mi karşılık bulmaz?

Onlarca tahmin –öngörü, hiç mi isabet etmez?

Geriye ne kalıyor…?

Şu çok açık: Mevcut yönetim ile Türkiye ekonomik problemleri ile baş edemez. Ekonomideki sorunların çözümü için yalnızca yeni politikalar yeterli değil, aynı zamanda kadro değişimi de gerekli”. dedi




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —