TÜRK KADINI OMUZLARDA TAŞINMAYI HAKEDİYORSUN!

TÜRK KADINI OMUZLARDA TAŞINMAYI HAKEDİYORSUN!

Türk Büro-Sen Çankırı Şube Başkanı Metin Memiş çok kısa açış konuşmasıyla: “Bizler yaptığımız faaliyetlere bütün siyasi partileri, STK´ları davet ettiklerini davete icabet edenlere teşekkür etti”.Devamla “rahmetli Neşet Ertaş´ın dediği gibi “Kadınlar insa

Programa CHP il başkanı Fikret Tatlıcı, MHP il Başkanı Çetin Kaptan, SP il başkanı Ömer Uzun ile Karatekin Üniversitesi Öğrenci Konsey, Türkav, Ülkü  Ocakları Başkanları, TKS İl temsilcisi, TYHS Şube Başkanı, TİS, TES, THS, TTOS , T.Emk.S il temsilcileri, TES Kadın komisyon başkanı destek verdiler.

Nene Hatunların soyundan gelirim,

O cesur yürekleri iyi bilirim,

Kara toprak gibi verildikçe sevinirim,

Kocaman yürekli Türk Kadınıyım.

Siyasi partilerimizin ve sivil toplum kuruluşlarımızın çok değerli temsilcileri,

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Büro-Sen´in çok kıymetli yöneticileri ve üyeleri,

Hanımefendiler, beyefendiler,

Saygıdeğer basın mensupları,

Kadın olmanın mana ve önemi üzerine bir kez daha düşünmek için eşsiz bir fırsat sunan, anlam yüklü bir günün içindeyiz.

Bugün, dünyanın her yerinde insanca bir yaşam isteyen, eşitsizliklere ve ayrımcılığa karşı direnen, var olma, özgürleşme mücadelesi veren ve bu mücadelede bedel ödeyen  cesur kadınlarımızın minnetle yad edildiği, aynı zamanda senede bir gün de olsa, kadınlarımızın güncel sorunlarının kamuoyu önünde tartışılabildiği, gündemin kadın olduğu bir gündür.

Toplumun her kesiminde ve üstlendikleri her görevde takdire şayan bir şekilde, sorumluluklarını yerine getiren kadınlarımıza çok şey borçlu olduğumuz bir gerçektir.

Yıllardan beridir bilimden sanata, spordan edebiyata, siyasetten çalışma hayatına kadar, hayatın her alanında kadınların büyük çaba ve başarılarına şahit olunmuştur.

Kadın elinin değdiği her yerde bir güzellik, göz nurunun düştüğü ve emeğinin geçtiği her noktada bir derinlik bulunmaktadır.

Nitekim kadınlarımızın sosyal ve ekonomik hayatın içinde eşit, onurlu ve saygın bir yeri olması gerekir ve bunun artmasında da herkese büyük görevler düşmektedir.

Evinde anne, işyerinde çalışan, toplumda saygın bir fert olan kadınlarımızın ülkemizin toplumsal birliği ve dirliği için hayati rolleri olduğu ortadadır.

Gelecek nesillerin yetişmesinde yeri doldurulamayacak bir önemi olan ve sevgiyi, nezaketi, inceliği öğreten yine onlardır.

Ailesine katkı sağlamak uğruna nasır tutmuş elleriyle, şehit evladını vatan toprağına uğurlarken döktüğü gözyaşlarıyla, umudun hiç eksik olmadığı bakışlarıyla, duanın ve iyi dileklerin çağlayan gibi aktığı sözleriyle kadınlar milletimizin ruhu olmuştur.

Günümüzde kadınlarımızın maalesef hak ettikleri ilgiyi, desteği ve saygıyı yeterince gördüklerinden bahsetmemiz çok zordur.

Özellikle kadınlarımıza yönelik insanlık dışı saldırıların, şiddet uygulamalarının, taciz ve tecavüz vakalarının endişe verici bir şekilde arttığı görülmektedir.

Sokak ortasında katledilen, töre ve geleneklerin gerisine gizlenen caniler tarafından gencecik yaşta, hunharca kıyılan kadınların, genç kızların dramları millet olarak yüreğimizi sızlatmaktadır.

Kadınlara uzanan kirli ve kanlı ellerin kırılıp atılması ve katillere hak ettikleri cezaların verilmesi için vakit geçirilmeksizin ne gerekiyorsa yapılmalıdır.

Şüphesiz gelişmiş ve medeni bir toplumun en başta gelen özellikleri arasında kadınlara yönelik baskının, şiddetin, hakaretin, dışlanmışlığın, eşitsizliğin, bağımlılığın ortadan kalkması yer almaktadır.

Son yıllarda kadınlarımızın muhatap olduğu ve bizleri son derece kaygılandıran, insanlık dışı muamelelerin tamamen yok edilmesi için, başta siyasi sorumluluk sahipleri olmak üzere herkes üzerine düşeni eksiksiz yerine getirmelidir.

Kadın haklarının evrensel, bölünmez, vazgeçilmez, ayrılmaz bir bütün olduğunu kabul eden vizyon genişliğinin yanı sıra; kadına saygının ve manevi olarak yükümlülüklerin bilincine ulaşmış ve gereğini yerine getiren sorumluluk kültürüyle de önümüzdeki sorunların aşılacağı kuşkusuzdur.

Saygıdeğer kamu çalışanları, değerli basın mensupları;

KADINLAR, ÇALIŞMA VE SOSYAL HAYATTA DAHA AKTİF OLMALIDIR

Ancak ne yazık ki, dünyada ve ülkemizde kadınlar çalışma hayatında yeteri kadar yer alamamakta, kariyer gelişimi noktasında geride kalmakta ve daha düşük ücretlerle, güvencesiz bir biçimde çalışmak zorunda kalmaktadır.

Ülkemizde kadın istihdamının ve  üst düzey kadın yönetici oranının  çok düşük olmasının  en önemli nedeni kadınların hamilelik dönemi başta olmak üzere, Annelik ve toplumun kadına yüklediği roller sebebiyle çalışma hayatında erkeklere oranla dezavantajlı olmasıdır.

 Kadınların Allah´ın kendilerine bahşettiği annelik sıfatı nedeniyle geri plana itilmesi, yeterli liyakate sahip olduğu halde hak ettiği görevlere getirilmemesi ve işten çıkarılacaklar listesinde en üst sıraya oturtulması asla ve asla kabul edilemez bir durumdur.

Oysaki kadın, toplumu ayakta tutan en önemli unsurdur. Kadının eğitimi, çalışması, yükselmesi ve güvencesi toplumu da bir adım öteye taşıyacaktır.

Saygıdeğer basın mensupları;

GÜVENCESİZ ÇALIŞMANIN EN BÜYÜK MAĞDURU KADINLAR OLACAKTIR

 Hepinizin malumu olduğu üzere devletimizi yönetenler, gündem oluşturma konusunda oldukça mahirler. İşlerine gelen bir düzenleme olduğunda; bunu zamana yayarak, gerekçeleri çeşitlendirerek, kamuoyunda adeta bunun zorunlu bir düzenleme olduğu noktasında kanat oluşturuyorlar.

  Bunun tipik örneklerinden bir de kamuda kadın istihdamı ve kamu çalışanlarının iş güvencesidir.

 Son dönemde önce paralel, sonra da PKK ile mücadele konusunda memurun iş güvencesi büyük bir engelmiş gibi lanse edilerek, kamuoyunda algı oluşturulmak istenilmektedir.

 Bankamatik memurundan, devlete ihanet eden memurlar sürecine kadar getirilen bu konuda, daha çok bahaneler duyacağız.

 Türk Büro- Sen ve  Türkiye Kamu-Sen olarak;  İktidara geldikleri  günden beri memurun iş güvencesini ortadan kaldırarak, güvensiz ve güvencesiz bir çalışma hayatı oluşturmak için alt yapı hazırlayarak,  iş güvencemize göz dikenleri 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle bir kez daha uyarmak istiyoruz.

 En çok kadınların mağdur olacağı iş güvencesi bizim kırmızı  çizgimizdir. Bedeli ne olursa olsun bundan asla taviz vermeyeceğiz.  

Yeni anayasa kandırmacası ile tayin hakkı olmayan, aile bütünlüğünün korunmadığı, her türlü istismara ve baskıya açık, yarının belli olmadığı, çalışanların geleceğinin karartıldığı, güvencesiz çalışmayı, asla kabul etmeyeceğiz.  

Gençlere iş aş bulmak, güvenli bir gelecek inşa etmek yerine evlatlarımızın yarınlarını karartacak bir düzenlemeye izin vermeyeceğiz.

Bu girişimler memurun varlığına karşı yapılmış bir saldırıdır. Her türlü yasal zeminde hakkımızı kullanmaktan asla çekinmeyeceğiz.

Biz bu devletin şirkete, devletin memurunun da hükümetin memuruna dönüştürülmesine asla müsaade etmeyeceğiz.

Saygıdeğer Çankırılılar;

8 Mart Dünya Kadınlar Gününü bahane ederek, şehrimizin göbeğinde, basın açıklaması adı altında, amacı sadece ülkenin bölünmez bütünlüğünü tahrip etmek olan, kendini bilmez insanların yaptığı rezaleti şiddet ve nefretle kınıyoruz. Ülkemizin bölünmez bütünlüğüne karşı yapılan saldırıların, dün olduğu gibi bugün de dimdik karşısında durduğumuzu kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.

Konuşmamı, Vatanı için kahramanca çarpışarak, canlarını feda etmekten çekinmeyen Nene Hatunlar, Kara Fatmalar, Şerife Bacılar, Gördesli Makbulelerin şahsında anlamını bulan, Atatürk´ün şu veciz sözü ile tamamlamak istiyorum. "Dünya´da hiçbir milletin kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım diyemez."

Kanlarıyla, bayrakları bayrak yapan, mezar taşlarıyla bu vatana Türk mührünü vuranların anaları,

Bugün, saygı görmeyi, temsil edilmeyi, omuzlarda taşınmayı kuşkusuz dünyadaki her kadından daha çok hak ediyorsunuz.

 

Tüm kadınlarımızın kadınlar günü kutlu olsun.